SON DAKİKA
favorisencasinolevantkralbet giriş
Escort Gümbet

Tekirova`da pazaryerini tümüyle kim kaldırttı? Olaylı Cumartesi`nin arkasındaki bazı gerçekler ve fotoğraflar bu haberde!

Bu haber 04 Temmuz 2010 - 11:51 'de eklendi ve 1.361 views kez görüntülendi.

Dikkat: Bu haber yüksek dozla ve değişik hedeflere yönelik yorumlar içermektedir. Cumartesi günü meydana gelen son gelişmeler (Bizden kaynaklanan sebeplerle) tarafımızdan izlenememiş, çeşitli kaynaklardan gelen bilgi ve belgeler ve konuyla ilgili kendi arşivimiz değerlendirilmiştir. Yorum haberimizin sonunda, Yusuf Üras çevresinin gönderdiği haber bültenini de yayınlıyoruz. Biraz uzun olacak ama sabredip okumanızda yarar görüyoruz. Yayınladığımız fotoğraflar arasında, 7 Temmuz 2009 tarihindeki Tekirova Belediye Meclis Toplantısı`nın tutanağı da bulunuyor.
Geçtiğimiz yıl Temmuz ayından bu yana Tekirova Pazaryeri konusunda devam eden idari ve hukuki sürecin ardından sonunda siyaset pazaryerine indi. 1 Eylül 2009 tarihindeki meclis toplantısında aldığı karar yasaya aykırı bulununca, daha önceki meclis toplantısında alınan kapatma kararını pazaryeri esnafına tebliğ etmek zorunda kalan Yusuf Üras`ın çevresi Cumartesi günü pazaryeri esnafını CHP aleyhine yönlendirdi.
GazeteKemer`e ve belli basın kuruluşlarına ulaşan bülteni haberimizin altında virgülüne dokunmadan sizlere sunuyoruz. Ancak konuyla ilgili geçtiğimiz yıl başlayan gelişmelere bir göz atmakta yarar var. Böylece okurlarımızın Tekirova Pazaryerinin kim tarafından ve nasıl tamamen kapatıldığı konusunda fikir edinmelerine yardımcı olmaya çalışacağız. Yorum içeren haberimizde, gelişmelerle ilgili CHP İlçe yönetiminin tavrını da irdeleyeceğiz.
Geçen yıl Tekirova Meclisi`nde Temmuz sıcağı
Belediye Başkanı dahil AKP`nin 6, CHP`nin 4 üyesi bulunan Tekirova Belediye Meclisi`nin 7 Temmuz 2009`da yapılan olağan toplantısında "Olağanüstü" şeyler oluyordu. Gelirlerinin toplanma ve kayıt biçimi yargıya da yansıyan iddialara konu olan Tekirova Pazaryeri hakkında mecliste görüşülmek üzere verilen önergede, Cumartesi pazarında "Gıda, sebzeve meyve haricindeki ürünlerin satışının yasaklanması" konusunun gündeme eklenmesi isteniyordu. CHP`li Meclis Üyeleri Mithat Adaletli ve Erdem Cesur imzasıyla verilen önerge gündeme alındığında ise ilginç gelişmeler birbirini izliyordu.. 4 CHP`li üyesi olan Meclis`te, AKP`li üyeler Niyazi Küçükşahin ve Fatih Derman`ın da önergeye destek verdikleri belli olmuştu. Bu çoğunluk, pazaryerindeki giyim, kuşam bölümlerinin kapatılmasına yol açacaktı.
Üras pazarı kurtardı mı kapattı mı?
Belediye Başkanı Yusuf Üras`ın, bu önerge görüşülürken meclis tutanaklarına geçen sözlerine bakıldığında, önergenin değil başka bir durumu oylatmaya çalıştığı açıkça belli oluyordu. Meclis üyelerinin verdikleri önergede "Gıda, sebze meyve dışandaki ürünlerin satışının yasaklanması" açıkça belirtilmesine karşın, Yusuf Üras`ın tutanaklara geçen sözlerinde "Pazar yerinin kalkacaksa hepsinin kalkacağını kalkmayacaksa hiçbirinin kalkmayacağını belirterek pazaryeri ya vardır ya yoktur" dediği resmi belgede yer alıyor. Bu belge, Cumartesi günü pazaryeri esnafına ve basına dağıtılan belgeler arasında bulunuyor.
Meclise verilen önergede ne yazıldığı açıkça belli olmasına ve sonradan verilmiş ek bir önerge olmamasına rağmen Yusuf Üras, başkanlık yaptığı toplantıda "Pazaryerinin tümünün kapatılmasını" oya sunuyordu. Bizce hukuki geçerliliği tartışmalı olan bu oylamada, Yusuf Üras , Arif Sinli, Abdullah Başkurt ve Erkan Güngör`ün ret oylarına rağmen, AKP`li üyeler Fatih Derman, Niyazi Küçükşahin il CHP`li üyeler Erdem Cesur, Mithat Adaletli, İhsan Demirtaş, Hakan Yılmaz`ın toplam 6 oyuyla önerge kabul ediliyordu.
Üyeler neyi oylamıştı?
Tekirova Belediye Meclisi`nin 7 Temmuz 2009 tarihli toplantısında gündem dışı olarak görüşülen ve 2009/33 karar numarasıyla resmiyet kazanan bu oylamada neyin oylandığını idari ve hukuki olarak, usul açısından yorumlamak uzmanların işi olmalı. Buna rağmen, pazaryeri konusunda verilen önerge ile oylanan durumun farklı şeyler olduğu hemen göze çarpıyor.
Pazarı tümden kapattıran Üras, 1 Eylülde yasanın dışına çıktı
Tekirova Belediye Başkanı Yusuf Üras`ın kendisinin de ret oyu verdiği pazaryerinin kapatma kararını 5 gün içinde yeniden görüşülmek üzere meclise göndermesi gerekirken, toplantıdan 10 gün sonra, 17 Temmuz 2009 tarihinde Meclis üyesi Erdem Cesur`un Kemer Kaymakamlığına verdiği dilekçe ilginç bir durumu anlatıyordu: Erdem Cesur, "7 Temmuz meclis toplantısında oylanan ve kabul edilen pazaryeri hakkındaki önergenin bir örneğinin kendilerine verilmediğini, kararın kamuoyuna duyurulmadığını ve uygulanmadığını" belirtiyor, meclis kararının uygulanmayacağı konusundaki endişesini dile getirerek yardım istiyordu. (Ama uzun süre sonra, başkan Üras`ın 10 Temmuz`da konuyu tekrar görüşülmek üzere meclise gönderdiğine ilişkin bir yazı ortaya çıkacaktı)
Zamanın Kemer Kaymakamı Seddar Yavuz`un, Erdem Cesur`un bu dilekçesiyle ilgili bir işlem yaptığı bilgisi bize ulaşmadı. Temmuz ayı geçti, Ağustos ayı geçti, karar uygulanmadı.
1 Eylül tarihinde ise, bizim yazmaktan usanmadığımız gelişmeler oldu. İki ay önce yapması gereken işlemi yapmadığı öne sürülen Yusuf Üras, pazaryeri konusunu meclis gündemine aldı. Salona doldurulan izleyici kadınların sataşmalarına maruz kalan ve kendilerini meclis üyelerinin masasına oturtulan AKP ilçe yöneticisi Teoman Kara, Atilla Akbaş ve ismi belirlenemeyen yüzünde yara izi bulunan bir şahsın baskısı altında hisseden 6 meclis üyesinin toplantıyı terketmesinden sonra kendisi dahil 4 üyeyle "Pazaryerinin kapatılmaması" kararını alan Yusuf Üras, görünüşe göre tribünlere oynuyordu.
Belediye Meclis Üyesi Erdem Cesur`un yargıya taşıdığı bu karar, Antalya 3. İdare Mahkemesi`nin 2010/154 sayılı kararıyla durdurulana dek, Tekirova Pazaryeri açık kaldı. Pazaryerindeki esnafların bu sürede kime ne kadar para verdikleri hakkında bilgiye biz ulaşamadık.
Pazarcı esnafı CHP`ye karşı yönlendirildi
Geçtiğimiz hafta sonu, Cumartesi Pazarı`na erkenden gelen Yusuf Üras, bazı Belediye görevlileri ve Üras çevresi, esnafa konuyla igili meclis ve mahkeme kararlarının da bulunduğu evrakları verirken, bir yandan da geçtiğimiz haftalarda yayınlanan bir gazete haberinin küpürü üzerinde CHP Kemer İlçe Başkanı Kemal Yüksel`i hedef alan kışkırtıcı bir fotokopi dağıtılıyordu. Küpürde Kemal Yüksel`in fotoğrafı yanına yapılan konuşma balonlarında "Öğrencilerin burslarını da biz engelledik", "Pazarınızı biz kapatıyoruz" ve "Daha sizlere ne sürprizler yapacağız" yazılmıştı. Yusuf Üras, burada yaptığı konuşmada, yaşanan olayların provokasyon olduğunu ileri sürüyor, kendilerinin pazaryerini kapatmamak için ellerini taşın altına koyduklarını söylüyordu. Üras, "Bu şekilde halkın bize düşman olmasını istiyorlardı ama bu oyun tutmadı" şeklinde konuşuyor, şimdi ne olacağını soran pazaryeri esnafına iddiaya göre "Sizlerden ricam, bunun hesabını yapanlardan sorun" diyordu. Yaklaşık 50 kadar esnaf, CHP`li Belediye Meclis Üyesi Erdem Cesur ve belediye başkan adayı Recep Yılmaz`ın işyerlerinin yolunu tutarken, bazı esnaflar da pazaryerinin kapatılmaması konusunda kendi aralarında imza toplamaya başlamışlardı.
Yusuf Üras`la konuşan pazarcı esnafından yaklaşık 50 kişilik bir grup, saat 10:00 sıralarında Belediye Meclis Üyesi Erdem Cesur ve son seçimlerde belediye başkan adayı olan Recep Yılmaz`ın işyerleri önüne gitti. Recep Yılmaz ve Erdem Cesur`un gelişmeleri anlattığı bir kısım esnaf,  ikna olarak ödedikleri paraları geri almak için belediyeye gitmek istedilerse de sonradan vazgeçti.  Olayla ilgili CHP Kemer İlçe Başkanlığı`nın şu ana kadar bir girişimi duyulmadı. İlçe Başkanının 5 Temmuz Pazartesi günü basın açıklaması yapabileceği öğrenildi.
Üras, kaş yapayım derken göz mü çıkardı?
Pazaryerinin giyim kuşam bölümünün kapatılmasına ilişkin olarak verilen önergenin arkasındaki dinamiklerin ne olduğu konusunda rivayet muhtelif. Bunlar arasında meclis üyesi de olan bazı dükkan sahibi esnafların, fiyat rekabeti yüzünden pazaryarinin giyim kuşam kısmının kapatılması talepleri sayılabilir.
Yusuf Üras`ın bu konuda izlediği politika ise pazarlerindeki esnafa zaman kazandırmakla birlikte, icraatının yargıdan dönmesi ve tüm pazaryerinin kapatılmasıyla sonuçlanması bakımından pek başarılı görülemez. Yusuf Üras`ın belki de ilk önergeden geri dönmeleri için muhalif meclis üyelerini caydırmak için ya da kamuoyu nezdinde şimdi olduğu gibi "Bakın bunlar biricik pazaryerimizi kapattırdı" diyebilmek için izlediği yol, sonuçta kendisine de zarar verebilir. Çünkü Üras bu şekilde müdahale etmeseydi, en fazla pazaryerinin giyim kuşam kısmı kapatılacak, Tekirova Halkı`nın sebze, meyve ve gıda ihtiyaçlarını sağladığı kısım kapatılmayacaktı. Bu noktada, Yusuf Üras`ın 7 Temmuz 2009 toplantısında sarfettiği cümleleri kendisine karşı tekrarlamak gerekiyor: "Halk ne olacak?", "Çalışan işçiler ne olacak?"
Üras`ın pazaryeri esnafına kapatma kararıyla birlikte dağıttığı dokümanlarda, CHP`li meclis üyelerinin verdikleri önergede gıda, sebze meyve dışındaki ürünlerin satışına yasaklama talep ettikleri ancak, başkan olarak Üras`ın bunu "Pazaryerini tümden kapatma"ya nasıl dönüştürdüğü açıkça okunabiliyor. Dediğimiz gibi Temmuz 2009 toplantısı, usül yönünden tekrar değerlendirilebilir.
Yıllarca Polis Adliye Muhabirliği yapmanın alışkanlığıyla Üras`ın Cumartesi günü pazaryerinde bulunması, biraz abartılı olsa da "Katilin cinayet mahalline geri dönmesi"ni çağrıştırdı bize… Pazaryeri esnafı, kendilerine dağıtılan belgeleri iyi okudukları taktirde yaşadıklarını daha iyi yorumlayabilir. En azından pazaryerinin gıda, sebze ve meyve kısmının kapatılmasına sebep olanın Yusuf Üras olduğunu anlayabilir. 
Üras çevresinin olayı CHP karşıtı bir gösteriye dönüştürme girişimi, bir açıdan da AKP içinde puan kazanmaya yönelik düşünülebilir. Yusuf Üras bundan puan alır mı, zaman gösterecek. CHP İlçe yönetimini yıpratma konusundaki yorum ise zaten iyice uzamış bulunan bu yazıyı katlanılmaz hale getirebilir.
CHP İlçe yönetiminin Tekirova`daki sıcak gelişmeler karşısında ne yaptığı ise kendi aralarında esaslı bir biçimde irdelenmesi gereken bir husustur.  Tekirova`daki pazaryeri şimdilik kapatıldı. Pazartesi günü Kemer`de "Pazar" var. Bakalım tezgahlarda yeni ve taze ürünler olacak mı?
Murat Kemaneci

 

Cumartesi günü Tekirova Pazaryeri ve çevresinde meydana gelen gelişmelerle ilgili olarak basın kuruluşlarına gönderilen haber bülteni aşağıda bilgilerinize sunulmuştur:

CHP’den vatandaşa “Pazar” tokadı 
CHP iktidara değil halka muhalefet
Hizmet alan Tekirova’ya CHP’den ceza
CHP’den Tekirovalılara Şok

Tekirova Belediye Meclisi’nin haftada bir kez kurulan “Halk pazarı”’ nın kapatılmaması yönündeki kararı, kapatılmasını isteyen CHP Meclis Üyeleri ile CHP Kemer İlçe Başkanı’nın Antalya Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptıkları müracaatla iptal edildi. CHP’lilerin başvurusuyla Tekirova’da artık Pazar kurulamayacak. Böyle bir kararın alınmasına tepki gösteren Tekirovalılar ile pazar esnafı “Bunlar iyice şaşırmış. CHP artık iktidara değil halka muhalefet yapıyor. Bu nasıl siyaset, nasıl halkçı düşünce?” diye tepki gösterdi.
Tekirova Belediye Meclisi Temmuz 2009 toplantısında CHP’li Meclis Üyeleri’nin “pazarın kapatılması” yönünde verdiği ve  AK Partili Meclis Üyeleri Niyazi Küçükşahin ve Fatih Derman’ın da desteklediği önergeyle, Başkan Yusuf Üras’ın karşı çıkmasına rağmen pazarın kapatılma kararı oy çokluğuyla kabul edilmişti. Başkan Üras Türkiye’nin her beldesinde pazar kurulurken Tekirova’da alınan böyle bir kararla vatandaşın mağdur edileceğini belirterek Eylül toplantısında bir kez daha görüşmeye açmış ve pazarın açık kalması yönünde karar çıkartmıştı. Ancak Tekirova Pazarı’nın kapanması gerektiğine ısrar eden CHP’li Meclis Üyeleri ve CHP Kemer İlçe Başkanı Kemal Yüksel, Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptıkları müracaatla yürütmeyi durdurma kararı aldırdılar.
Kararı duyan ve şok olan Tekirovalılar, CHP’ye ve İlçe Başkanı’na tepki gösterdi. Bir beldede Pazar kapatılmasının utanç verici olduğunu dile getiren Tekirovalılar ve pazar esnafı, aldığı hizmetle Tekirova’nın her geçen gün değişen yüzüyle örnek bir belde olduğunu ancak bu nedenle cezalandırıldıklarını belirttiler. Vatandaşlar, “CHP’nin Tekirovalıdan ne alıp veremediği var? Bu eziyet neden? Bir Pazar alışverişi için neden Kemer yada diğer beldelere gitmek zorunda bırakılıyoruz? Bu işten kim ne kazanacak? Bunun altında yatan gerçek nedeni bilmek hakkımız? Her şey siyasette kaybettiklerinden mi kaynaklanıyor? Bu nasıl halkçılık? İktidara muhalefet yapacaklarına artık halka muhalefet yapıyorlar” diyerek sert bir şekilde tepki gösterdi.
Tekirova’nın her anlamda iyi bir hizmet aldığını dile getiren vatandaşlar ile pazar esnafı, “Anlaşılıyor ki halka hizmet edilmesini istemiyorlar. Pazara istedikleri kişinin tezgah açmasını istemediklerinin de pazara girmesini engelliyorlar. Bunu yapamayınca pazarı kapatmaya kadar gidecek vicdansız kararlar alıyorlar. Bunlar iyi ki iktidar değiller, iktidar olsalar herhalde hepimizi buradan sürerler” diye konuştular.Pazarın kapatılmaması için Başkan Üras’ın tüm gayret ve çabalarına şahit olduklarını dile getiren Tekirovalılar sözlerini şöyle sürdürdü: “Başkan Üras’ın tüm gayretlerini gözlerimizle gördük, şahit olduk. Karar alınırken bazılarımız meclis salonundaydı. Kimse tehdit edilmedi. Halkçı birinin halktan korkacak bir şeyi olamaz. Hem halkçı olacaksın hem de halktan korkup can güvenliğim yok diyeceksin. Bu bir hakarettir. İsteyen herkes meclis salonuna girdi. Konu önemli olduğu için salonda yer kalamadı, bir kısım izleyici bekleme salonunda kurulu televizyondan olan biteni gördü. Tekirova herkesi imrendirecek hizmet aldı. Hiçbir beldede olmayan amfi tiyatrosundan, yeşil alanına kadar Tekirova kaliteli bir belde artık. Bu başarıyı çekemeyenler, halk cezalandırıyor. Hizmet alıyoruz diye cezalandırılıyoruz, hem de halkçı bir parti tarafından. Olmaz olsun böyle halkçılık. Bu zihniyete teslim olsak neredeyse Tekirova’yı İsrail’e bağlayacaklar. Bizim için bunlar İsrail’den farksız"
Pazarcı esnafları yaptıkları toplantı sonrasında CHP Tekirova Belde Başkanı Erdem Cesur ve geçtiğimiz dönem CHP`den Belediye Başkan Adayı olan Recep Yılmaz dükkanına gittiler. 50 kişilik bir grup CHP`lilerin dükkanlarının önünde aldıkları bu kararı protesto ettiler. 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

bursa escort görükle eskort görükle escort bayan bursa görükle escort bursa escort bursa escort bayan