“Dünyanın En İyi Balık Pişiren Adamının(!)”, “Dünyanın Merkezi Kemer ve Kemerlilere(!)” vermekle yükümlü olduğu FAALİYET RAPORUDUR
Görmüş geçirmiş Kemerli bir velinimetim, misafir defterimize yazdığı
Övgü dolu sözlerini ve iş ahlakımıza bakışını;
“…büyüklük tevazudan gelir!” sözleriyle noktalamıştı.
“Büyüklük” sıfatı giydirildiğimiz yanılgısıyla,
Tevazu sahibi olmak için ne kadar çaba harcadığımızı
Ve yorgun düştüğümüzü şimdi fark ediyorum.
Buna benim dünyamda “pişmek” deniyor.
Kişisel olarak geldiğim noktadan bakınca, bir büyüklük söz konusu değil artık.
Dolayısıyla da tevazu sahibi olmaya gerek yok.
O zaman beni-bizi, benden- bizden başka kimsede
En iyi şekilde ifade edemeyecektir sizlere, sizin istediğiniz gibi.
O zaman buyurun;
“Balıkçı Kamer” bir değerdir.
1997’den beri sizlerin katkıları ve sahiplenmesiyle,
Özellikle Kemer ve çevresinde göz ardı edilmeyecek bir yer edinmiştir.
İstanbul ve Ankara ayaklı müşterilerimizin
İyi örnekliğimizi gittikleri yerlere taşıması ve bizim ortamımızı
Başka şehirlerdeki balıkçılarda yaşamak istemelerinden kaynak bulan
Talepleriyle örnek alınışımız, benzerimiz birçok işletmenin açılmasına,
Sektörde “balık restoran” anlayışının yer bulmasına ön ayak olmuştur.
Aynı akım Kemer’de de boy göstermiş, “Balıkçı Kamer” farkı,
Müşteri ve müdavimlerimizce hemen hissedilmiş
“tercih edilen kalarak” bu günlere gelirken,
Alıcı ve satıcı ilişkilerimizde karşılıklı sadakat kültürü oluşmuştur.
“Peki, nereden gelmektedir Balıkçı Kamer’in farkı ?” diye soracak olunursa;
“Yarattığımız değerİ, kuvvetli kılan yönlerimizdendir tabii ki”
Yanıtıyla karşılaşacaksınız doğal olarak. Bunlar;
1- Günübirlik turiste yönelik değil de, Kemer’de yaşayan insanlara özgü,
Akşamları birlikte olunabilecek, insanların kendilerini vatanlarında hissedecekleri
Nezih bir mekan ve ortam yaratmak,
2- Müşterilerimize misafir gibi davranmayı ilke edinip,
Sıcak ve saygılı bir ortamda hizmet vermek;
Memnun ve mutlu, ayrılmalarını sağlamak.
3- Müşterilerimiz ve çalışanlarımızı yarattığımız ortamın çatısı altında
Rahat, huzurlu ve güvende hissettirmek. Özlemlerini gidermek.
4- Bayram, yılbaşı gibi özel günlerde, “kimsesizlik duygularına, kimse olmak”.
5- Kemer’de “Balık Satışı Piyasasını” canlandırmak.
6- Akdeniz’den nüfusa yetecek balık çıkmamasına rağmen,
Kemer de yaşayanlara “Balık Yeme Alışkanlığı ”aşılayıp,
Arz-talep ilişkisiyle doğru orantılı, balıkçıları bölgeye çekmek,
Ulaşılabilirlik, çeşitlilik ve uygun fiyat politikalarının oluşturulmasına katkıda bulunmak.
7- Büyük toptancı şirketler ile çalışarak, hem onlara pazar oluşturmak,
Hem de balıkçılık sektörünü legal ve sağlık koşullarına uygun standartlarda çalışmaya teşvik etmek ve desteklemek. Aynı hizmet kalitesini soğuk hava depomuzdan vererek, sürekli kılmak.
8- Çalıştığımız gıda-içecek-temizlik gibi sektöre hizmet veren firmalara
referans olmak ve referans gösterilmek.
9- Kemer’de, esnafın bir birleriyle iş yapmalarına örnek olmak,
bu ilişkileri desteklemek suretiyle “ekonomiye can vermek.”
10- Kamu kurum ve kuruluşlarının nezdinde yarattığımız itibarla,
varlığımızı idame ettirmede kolaylıklarla karşılaşmak.
11- Kaybolmaya yüz tutan “Balık Yeme- Rakı İçme- Sohbet Etme Kültürünü” çeşitli açılımlarla manuple etmek, Akdeniz akşamlarında meze seçeneklerimiz ve ruh gıdası müzik dinletilerimizle “Çiçek Pasajı-Nevizade” esintisini, İstanbul’u aratmayacak şekilde sunmak.
12- On yıldır; peynir, salata, balık ve zeytinyağlı tabanlı menümüzle çıktığımız yolda, ürün ve tedarikçi kalitemizi düşürmemek. Balıkçı Kamer’e özgü karides, karidesli sigara böreği ve kalamar sosumuzla, ürün yelpazemizi çoğaltma telaşına düşmeksizin, alışkanlık yaratan damak tatlarını korumak.
13- Çalışanlarımızın iş yükünü azaltmak, müşterilerimizin sağlığını korumak amacıyla teknoloji ürünü makinelerimiz, insan sağlığına uygun temizlik ürünleri, mutfak ve salon kap kap-kacakları ile dekorasyon malzemeleri ve iş elbiselerini olmazsa olmazlarımız kılarak, yaptığımız işe ciddiyet getirmek.
14- Islak zeminlerimizin temizliğine gösterdiğimiz özen ve incelikli bezemelerimizle Müşterilerimizi özel hissettirmek.
15- Salon dizaynımız ve sürprizli sunumlarımızla, yine müşterilerimizin estetik duygu ve zekalarına hitap eden jestlerle diğer işletmelere örnek teşkil etmek.
16- Müşterilerimiz Kemer’in çalışkan- üretken- elit- görgülü insanlarıdır.
Kemer’e gezmeye gelenlere, düğün-nişan ve kutlama guruplarına da İşletmemizin kapılarını açıp,
Balıkçı Kamer’in kendine özgü iklimine uyum sağlamalarını için çaba harcadık.
Bunu yaparken “kalite standartlarımızdan” ödün vermedik. Direndik.
17- Ünümüz; Balıkçı Kamer’e kattığınız değerlerden dolayı, gittiğiniz her yere yayıldı.
18- Merak edilir olduk. Aranıp bulunduk.
19- Bu yüzden Kemer ve Kemerlinin de yüzü ve merakı bize döndü. Konuşulur olduk.
18- Yazı tahtamızdan hayata dair mesajlar vererek, şeffaf olduk.
Kemer’i pozitif duygu ve bakış açılarımızla da besledik.
19- Cep telefonlarınıza iletiler gönderdik. Ulaşamadıklarımızdan sitemler işittik.
20- Gazetelere köşe yazıları yazdık. Kemer’in birlik, beraberlik ve paydaşlık ruhuyla, “yaşanabilir bir yer olması” için harcanan çabalara,
buralardan da omuz verelim istedik.
Kemer’de nazımızı çeken işletmeler ve esnafla ilintili beğeni ve takdirlerimizi de yazılarımızda okuyucularla paylaşmaktan gurur duyduk.
Bu “meslek ahlakına” olan inancımız ve erdemimiz oldu.
21- Sosyal dernek ve kuruluşlarda görev alıp,
Kemer için, yaşama olan inancımız için, toplumsal görevlerimizi de yerine getirdik.
Bu kuruluşlara adımızla birlikte, hizmet ahlakımızı da götürdük.
22- Bireysel kimliğimizi şişirmeyi değil, kurumsallaştırmaya çalıştığımız
“Balıkçı Kamer” işletmesini paydaşlarıyla yaşatmayı hedefledik.
23- “İnsana hizmet, hakka hizmet” edebiyle yetiştirildiğimiz için;
İşyerimizdeki müşterilerimize, çalışanlarımıza, iş yaptığımız firma temsilcilerine zaman ayırmayı, dostluk-yarenlik etmeyi görev bildik, dostluk yarenlik bulduk.
24-Yaşayan nefes ve sesi olan bir mekân yarattık, lâmekânlaştırdık yüreklerde.
25- Yüz yıllık bir evde; “Hasan Pertev Tuncer’le”, “Balıkçı Kamer” in örtüştüğü ruh bütünleşti. Doğan, Pertev, Hakan Beyler ve bizi tanış edenlerin vesilesiyle.
Bu değer “Kültür ve Turizm Bakanlığı, Onayıyla” garanti altına alınıp, belgelendi.
26- Müdavimlerimiz ortak özverilerle yaratıldığını bildikleri bu ruhun,
gönüllü neferi oldu. “…hadi Kamer’e gidelim!” derken, “bize gidelim!” diyorlardı.
Biz kültürünü yarattık. Ve sizin restoranınız, eviniz, balıkçınız, nefes-haneniz” olduk.
…İster çıkarsınız gökyüzüne, seyredersiniz âlemi,
İster inersiniz yeryüzüne, seyreder âlem sizi. Kime ne…
Özel hayata saygı ilke ve değerimizde böyle olgunlaştı.
Şimdi, kurumsallaşabilmek adına izlediği yol üzerindeki bir durakta “Balıkçı Kamer”, kapalı. Hem de tam kurumsallaşma kriterlerine sahip olduğu noktada kapalı.
Çünkü amatör ruhla gelinen bu noktadan sonrasını,
Ancak profesyonel bir işletme anlayışı ve sürdürülebilir süreç yönetimi bilgisiyle donanımlı işletmeci ve çalışanlar ayakta tutup, yarınlara taşıyabilir.
Ben Kamer Bilici, Kemer’deki birçok esnaf arkadaşımın aksine, yaptığım işten dolayı yılgın değil, yorgunum. Değişen piyasa koşullarına direnmeyip uyum sağlamaya çalışsam da, mesleki alt yapımda ne alaylı, ne de mektepli hiçbir eğitimim yok.
“Sektörler ara eleman boşluğu yaşıyor” dediklerinde ne ifade edildiğini şimdi algılıyorum.
Ağırlama-Gıda veya Üretim Yönetimi okumak için Üniversite sınavlarına hazırlansam da;
“Balıkçı Kamer” i bu duraktan, yeni anlayış ve perspektiflerle daha uzun soluklu bir yolculuğa çıkarmak için “hemen” çözüm değil biliyorum.
Bu noktaya kadar Kamer, “Balıkçı Kamer” teknesine, kaptanlığını
“mesleklerin nasıl yapılması gerektiğine dair inanç ve ilkeleri”, iç sesine güveni, çalışma arkadaşlarımın katkıları ve asıl mesleği olan “Reklam Tasarımcılığı” ve “Sıcak Satış” deneyimlerinin kılavuzluğu da, doğal liderliği ile sürdürdü.
Şimdi kendi yönetim anlayışına karşı, Yönetişim- Organizasyon diyor.
Babam ve oğlum filmindeki o sahne gibi, kendini yıkıp geçiyor.
Ölmeden ölmek de denilebilir buna. İş dünyasındaki adıyla mı, görünen yüzü iflas belki,
İşin iç yüzü; üniversiteyi bitirdiğimde söylemeliyim bunu.
Siz bitirdiniz de ne mi oldu?
Haklısınız, zaten sorunun ana nedeni de bu.
Ekip, ekip! Neredesiniz be kardeşim!
Karar:
Yarattığım değere sahip çıkacak, tercihan meslek yüksek okullarının ilgili bölümlerinden mezun, tabakçılık, yamaklık, komilik geçmişi ile kariyerine başlamış,
Restoran İşletmecileri, yaşayan organizasyonlara inanan girişimciler aranmaktadır.
Konu; Şirket devri veya ortaklık.
Gerekçe; Artık herkes eğitimini aldığı, görev ve sorumluluklarını bilip, denetlenme gereği duymadan kendi otokontrolünü yapabildiği, iş ile arkadaşlığı ayrı ve kendi doğalarında yaşatabilen, iş hiyerarşisinin önüne kişisel zaaflarını karıştırmadığı “uzmanlık” dediğimiz işlerini yapsınlar gerçeği.
Bu rapor bir “Öz Değerlendirme Formu” niteliği taşır. Aşkla doldurulmuştur.
Gerçeğe hü…
Saygılarımla.
Kamer Bilici.
Cep telefonu; 0 535 778 42 94