Engelli Güzellik Yarışması mı, Engelsiz Sömürü mü?
Mayıs ayında Kemer’de daha önce hiç yapılmamış bir organizasyonun heyecanı yaşanıyordu. Bu heyecanın sebebi, bir güzellik yarışmasıydı.
Kemer, uzun yıllardır düzenlenen çeşitli güzellik yarışmalarına alışık olmasına rağmen, bu yarışma hepsinden farklıydı. Çünkü güzellikleriyle yarışacak olanlar, engelli genç kızlarımızdı.
Kendisi de engelli olan ve “Özürlü olduğum için kimseden özür dilemiyorum” isimli bir de kitap yazan Yeliz Güllü’nün engellilerin güzellik yarışması hayali, İstanbul Production’dan Arif Çelik tarafından hayata geçiriliyordu.
Yarışmaya katılan güzeller günler öncesinden Kemer’e gelmiş, Palmet Resort’un konukseverliğiye tanışmışlardı. Bu arada yarışmada birinciliği kazanacak olan Nergis Demirarslan’ın babasına yer bulunamamış ve ambulansta yatmıştı ama bu ufak tefek aksaklıklar kimsenin heyecanını, şevkini kırmamıştı.
Güzeller otelin havuzunda, fitness salonlarında hazırlanıyor, yarışma finalinde sunacakları kareografinin çalışmaları sırasında duydukları acıyı hissetmiyorlardı bile.
Palmet Otel'e Emniyet Müdürlüğü, Belediye gibi kuruluşlar ziyaretler yapıyor, güzel kızları çiçeklere boğuyorlardı. Kemer Belediyesi, başkan Hasan Şeker başta olmak üzere konuk güzellere büyük ilgi gösteriyordu.
Yapılan basın toplantısında Yeliz Güllü ve Arif Çelik yarışma fikrinin doğuşunu coşkuyla anlatıyor, bu yarışmanın birincisi olacak genç kızımızın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde Türkiye’ye temsil edeceğini söylüyordu. Belediye Başkanı Hasan Şeker Aralık’taki organizasyona da evsahipliği yapacaklarını açıklıyordu. Toplantıda, başvuran güzel adaylarını değerlendiren ön jürinin, 250 ye varan başvuru arasından 50 genç kızı tespit ettiğini ve daha sonra yüzyüze görüşmeyle bu sayının 25’e indirildiğini anlatan organizatör Arif Çelik, dereceye giren güzellere birçok armağan verileceğini de belirtiyordu.
Ünlü sunucu Beyaz’ın birinci seçilecek güzele ev vereceği söylentileri dolaşıyor, güzellik merkezi sahibi bir işadamı burs vadediyor, tatil armağanları, para armağanları, güzel adaylarının başını döndürüyordu.
Engelli gençleri bu şekilde bir yarışmaya sokmanın onlarda psikolojik sorunlar yaratacağını ileri sürenler de yok değildi ama, 13 Mayıs akşamına gelindiğinde Kemer’in Cumhuriyet Alanı’nda herşey hazırlanmıştı bile. Ok, yaydan çıkmıştı. Ya hedefi vuracaktı, ya karavana olacaktı.
Yarışma Jürisinde Kemer Belediye Başkanı Hasan Şeker, Club Aura İşletmecisi Adnan Şeker, Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu İcra Kurulu Baykanı Bülent Yağar, Kemerli engelli işletmeci Figen Yıldırım, Ressam Feryal Taneri, Palmet Resort Oteli Genel Müdürü Ferit Gül, Modacı, World Wella Paris Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Kaplan, Ankara Akar Oteli’nden Berna Köklü, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in eşi Havva Böcek, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hülya Kayıhan, Maximum Organizasyon’dan Kami Taşkın, Diplomat Janet Bekedemir, Fonax Kozmatik’ten, Türk halk müziği Sanatçısı İzzet Aktaş, Optimal Genel Müdürü Meral Başarslan, Miss Tourism Turkey 2005 güzeli Seda Kırımlıoğlu, Flavius Estetik ve Güzellik Merkezleri sahibi Sinan İbiş, Ziçev Özel Eğitim Kurumu Genel Müdürü Uzman Psikolog Tomriz Miser, Antalya İş kadınları Derneği Başkanı Sevinç Eyilik, Halk Bankası Bölge Müdürü Metin Öztürkcan, ETV Genel Yayın Yönetmeni Nesrin Mater bulunuyordu.
Yarışmacı engelli güzel kızlar, birçoğu dayanılmaz acıları göze alarak fiziksel kapasitelerini zorlayarak gösterilerini yapmış, sonra yarışma jürisinin beğenisine sunmuşlardı güzelliklerini.
Jüri, kararını açıkladığında, Semsun’dan gelen Nergis Demiraslan Türkiye Engelliler Güzeli, Ayşe Dilek Hoyrat ikinci, Banu Temizel üçüncü olmuşlardı. Yarışmaya destek veren firmaların ve kuruluşların da güzelleri seçilmiş, organizasyonda bazı güzeller gözyaşına boğulsa da bu, yarışmaların genel özelliği olarak görülmüştü.
Cumhuriyet Alanı’ndan ayrılırken yüzlerde yorgun bir gülümseme vardı. Çoğunluk hayatından memnun gibiydi.
Biz, 12 olmasa da, 10’dan vurulduğunu sandık.
Ama aradan geçen günler, aylar, durumun pek de bizim sandığımız gibi olmadığını ortaya koydu.
Yarışmadan sonra, organizasyonda işbirliği yapan Yeliz Güllü ve Arif Çelik’in yolları ayrılmış, Yeliz Güllü Dünya Engelli Güzellik yarışması için başka firmalarla hazırlık yapıyordu. Geriye dönük olarak baktığımızda ise daha üzücü ayrıntılara tanık olduk.
Türkiye Engelli Güzeli seçilen lise öğrencisi Nergis Demirarslan’a ve ikinci, üçüncü güzellerin altın tacları verilmemişti. Yarışmaya yetiştirilemeyen taçları Arif Çelik’in teslim aldığı söyleniyordu. Daha da ötesi, yarışmada dereceye giren güzellere vaadedilen hiçbir ödülün, armağanın verilmediği öne sürülüyordu. İddialara göre ilk yarışmanın organizatörü Arif Çelik, Altın Taçları Dünya Güzellik Yarışmasında teslim edeceğini söyleyerek, sanki rehin olarak tutuyordu. Kızlarının taçlarını ne zaman vereceğini öğrenmek için Arif Çelik’i telefonla arayan anne-babaların da pek de hoş olmayan sözler duyduğu, daha sonra (Şimdilerde açılmayan) internet sitesinde tacı Dünya Güzellik yarışmasında teslim edeceğini yazdığı söyleniyordu.
Birinci güzelin eline kartını vererek “Sana burs verdim” diyen jüri üyesi güzellik merkezi sahibi Sinan İbiş’in daha sonra arandığında bu sözünü hatırlamadığı, vaatlerin tümünün boş çıktığı ileri sürülüyor.
Güzellerin söylediğine göre karşılanacağı vaadedilen yol masrafları bile bütün güzeller için karşılanmadı ve aileler, kızlarının üzülmemesi için binlerce lira masraf ettiler.
GazeteKemer’in telefonla görüştüğü Yeliz Güllü ise, engelli güzellik yarışması fikrinin yaratıcısı olarak bu konudaki yasal hakların kendisinde olduğunu ancak organizasyonun sorumluluğunun Arif Çelik’te bulunduğunu söylüyordu. Çelik’le yollarının ayrıldığını doğrulayan Yeliz Güllü, Dünya Engelli Güzellik Yarışmasıyla ilgili hazırlıkların devam ettiğini, ancak Arif Çelik’in, elinde tuttuğu altın tacı henüz teslim etmediğini söyledi.
Dünya Engelli Güzellik Yarışmasıyla ilgili olarak yabancı ülkelerden gelecek güzellerin ve organizasyonun, o ülkelerin koyduğu kurallara uygun hale getirilmesi için çalıştığını belirten Güllü, organizasyonda uluslararası bir skandal çıkmaması için gerekli tedbirleri titizlikle uygulayacaklarını kaydetti.
Anladığımız kadarıyla sayın Yeliz Güllü, organizasyonun isim haklarıyla, organizasyonu gerçekleştiren firma da engelli güzellerin yarattığı olumlu duyguları kullanarak sponsorlardan para kazanıyor. Hatta Yeliz Güllü, Kemer’deki organizasyon öncesinde Arif Çelik’in kendisinden habersiz Kültür Bakanlığı’na yardım için başvurduğunu öne sürüyor.
Engelli güzellik yarışmasına katılan güzellere, 5 yıldızlı otelde birkaç gün konaklama, 1-2 hafta el üstünde tutulma ve gazetelerde yer almak yeterli görülüyorsa, güzellik yarışmasını kazanan genç kızlara verilen vaatler tutulmuyorsa, ortada “Engelsiz bir sömürü mü var?” sorusunu sormak sanırız yanlış olmaz.
Haber Tarih: 18.10.2008-12:33
|